
Medine’nin Bakî’ veya Bakî’u-garğad adı verilen mezarlığı şehrin güneydoğusunda Mescid-i Nebevi’nin yakınında yer almaktadır.




İlk defa Rasülüllah (s.a.v.) tarafından mezarlık haline getirilen bu alan daha önce“Garğad” adı verilen bir tür çalılıkla kaplı idi. Türkler arasında daha çok “Cennetü’-bakî” adıyla meşhurdur. Bu mezarlığa muhacirlerden ilk defnedilen Peygamberimiz’in sütkardeşi Osman İbn-i Ma’zun” , ensardan ise Es’ad b. Zürâre’dir.
Hz. Peygamber (s.a.s) gözyaşlarıyla yıkadı
Bakî’nin ilk misafiri Osman bin Maz’un’u, Hz. Peygamber (s.a.s) bizzat kendi elleri ile defneder. Yıkanma ve kefenlenme hazırlıkları yapılırken Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir ara kendisine yanaşır ve alnından öper ve hüznünü gözyaşları ile ifade eder. Devamında ise şu sözleri söyler: “Ey Ebû Sâib, Allah sana rahmet etsin. Dünyadan çekip gittin. Ama ne sen ona iltifat ettin, ne de o sana.”
Osman bin Maz’un (r.a) kabre indirilip defnedildikten sonra Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), “O bizim ne iyi selefimizdir…” diyerek kabrinin başına bir taş diker. Bakî kabristanının kuçak açtığı ilk Müslüman Osman bin Maz’un’dan sonra, Müslümanlardan biri dünyadan göçtüğünde, Ashab-ı Güzin Efendimize (s.a.s), “Nereye defnedelim?” diye sorarlar, O (s.a.s) da, “Selefimiz Osman bin Maz’un’un yanına” buyururlarmış.
3. halife Hz. Osman Bakî kabristanlığında medfundur.
Peygamberimizin amcası Hz. Abbas, halası Safiye ve bazı torunları da buradadır.
Efendimiz’in oğlu İbrahim, kızları Rukiye ve Zeyneb, Hz. Fâtıma ile oğlu Hasan da
buraya defnedildiler. Kerbelâ’da şehid edildikten sonra Şam’a götürülen Hz. Hüseyin’in başı,
Muaviye tarafından Medine’ye gönderilince annesinin yanına defnedildi.
Bakî’a defnedilenler arasında Rasül-ü Ekrem’in “benim ikinci annem” dediği Hz.Ali’nin annesi Fâtıma binti Esed ile mübarek zevceleri-mü’minlerin annelerinden Hz. Âişe, Hz. Hafsa, Hz. Ümmü Seleme, Hz. Zeyneb binti Huzeyme, Hz. Zeyneb binti Cahş, Safiye, Reyhâne ve Mâriye bulunmaktadır.
Cennetü’l-Baki’a Ehl-i beytin ileri gelenlerinin yanında başta Abdurrahman b. Avf,Sa’d b. Ebû Vakkas, Abdullah b. Mes’ûd, Suheyb er-Rûmî ve Ebû Hureyre olmak üzere on bin civarında sahabe, tabiinden bir çok zevat, günümüze kadar bir çok evliya medfundur.
Rasülüllah Efendimiz zaman zaman Cennetü’l-Bak’i’a giderek orada medfun bulunanlara dua ederdi.
Kabristanlıkta Hz. Osman, Allah’ın Rasülünün amcaları Abbâs, Hz. Âişe, Hz. Hasan gibi sahabilerin kabirleri üzerine inşa ettirilen türbelerle diğer mezar yapıları daha sonradan ortadan kaldırılmış, mezarlar sadece baş ve ayak uçlarına konulan küçük taşlarla belirlenmiştir.
Genişlemelerle birlikte günümüzde 180.000 m2’ye ulaşan Cennetü’l-Baki’ yine Medine mezarlığı olarak kullanılmaktadır.


Cennetül Baki kabristanlığının haritasına baktığınızda Hazreti Osmanın Kabr-i Şerifinin çok uzaklarda bir yerlerde olduğunu görürsünüz. Bu uzaklığın bir sebebi var. Şimdi kısaca bu mevzuya değinelim.
Bir gün Peygamber Efendimiz, Mescid-i Nebevide Hazreti Osman (R.A) ile otururlarken, Peygamber Efendimiz Hazreti Osman’dan bir ok atmasını ister. Hazreti Osman yayını ve okunu alır ve fırlatır. Ok yere düştüğünde Peygamber Efendimiz der ki :”Ya Osman(R.A), senin kabrin orada olacak benim kabrim de burada olacak” buyurur. Hazreti Osman Efendimiz bunu duyunca üzülür, “Ya RasülAllah (S.A.V) keşke daha önce söyleseydiniz, oku hiç çekmeden atardım, ayağımın dibine düşerdi ve sizin yanı başınıza gömülürdüm” der. Peygamber Efendimiz de bunun ardından Hazreti Osman Efendimizin Kabri Şerifi ile Peygamber Efendimizin Kabri Şerifi arasındaki araziye gömülecek olanlar için Hazreti Osman Efendimize şefaat hakkı verileceğinin müjdesini verir. Bunun üzerine biraz önce üzüntüde olan Hazreti Osman Efendimiz bu sefer sevinir, “Ya RasülAllah(S.A.V) keşke daha önce söyleseydiniz de şu oku daha da ilerilere fırlatsaydım” der. İşte Hazret-i Osman Efendimizin bu denli uzaklara gömülmüş olmasının sebebi budur.
Aşağıdaki resimde Hazreti Osman Efendimizin okunun düştüğü yeri sizlere gösterebilmek Google Maps üzerinde bir ölçüm yaptık. Okun menzilini sizlere gösterebilmek için haritayı baya bir küçültmek zorunda kaldık.(Okun menzil uzunluğu yaklaşık 515 metre.) Hazret-i Osman Efendimizin Kabri Şerifine varıp Peygamber Efendimizin yeşil kubbesine doğru baktığınızda bu mesafenin bir ok için ne kadar uzun olduğu anlaşılıyor. Kaldı ki Hazreti Osman Efendimiz “Bilseydim oku daha uzaklara fırlatırdım” buyuruyor.

